hiçte bitkin durmuyor, ayaklarına (köklerine) bakar gibi bir hali var. Yapraklarını aşağıya eymesi de görüş açısını genişletmek içindir. Evet aslında ben Botanik gurusuyum ama bakmayın sosyal yaşamım, kapıcılığa el veriyor :)
bu “bitkin” evet; fakat iletişenlere, dertleşenlere, üretenlere karşı bitmeyen bir kin var; nihayet blogger da kapatıldı/yasaklandı; yaşasın! bir zafer daha kazanıldı…
Yurttan gelen sesler endişelendiriyor beni, sinirlendiriyor, üzüyor…
Bu nasıl iş yaa! Nasıl!
Utanyorum lan ben utanıyorum, çok utanıyorum yurdumda bunları görmekten duymaktan, utanıyorum en “altta” olması gerekenlerin yurdumun tepesinde boy göstermesinden. :(
Çobanken çok rastlaşırdım lalelere. Tabi diğer bi’çoğuna da. Bazen çiçek kısımları öyle büyürdü ve renkleri öyle canlı olurdu ki, “güzelliğini” taşıyamazdı gövdesi. O günler hatırım getirdiniz…
vericen buna alttan alttan vitamini bak bakalım kalıyor mu bitkinlik…
(bu konularda anneme danışınız sonbaharda düşen yaprağı bile dikip ağaç yapar o… ve bir ormandır evi, salona kışları kurtlar iner… o derece… :) o yüzden biliyorum gizli gizli çaktırmadan her sabah sıvı vitamini (çiçek coşturan) dayayıp da nasıl coşturuyor onları…
acaba diyorum kendimize de mi böyle vitamin kürü yapsak ama yaramıyor biliyorum… o başın bir kez düşmesin önüne kalkmak bilmiyor bir daha…. haaaa…. hayalin gerçek olur o ayrı onu hiç demiyorum…
münzevi ve ONALTIKIRKALTI, hassas yerlerden girmişsiniz…
Çoban olmak ya da bahçıvan ya da ikisi de… Bunlar benim hayallerimin işi…
münzevi,
Bunu yaşaman harika bir şey! Ayrıntıyı yakalaman da öyle. ;)
ONALTIKIRKALTI,
Şehirde yaşamaya devam edersem ben de öyle olacağım herhalde. :) Ne yapalım bahçe yoksa saksılarla idare edeceğiz… Tabii Nefis izin verirse… Geçen gün çiçeklerden birini halletti. Koparmış atmış yere… Yese hadi neyse, yememiş de…
23.10.2008 10:10
Serbest çağrışım yapıp msn’deki boynu bükük güle benzettiğimi söylemeliyim.
23.10.2008 11:46
Kıyamam ben ona…
23.10.2008 16:45
hiçte bitkin durmuyor, ayaklarına (köklerine) bakar gibi bir hali var. Yapraklarını aşağıya eymesi de görüş açısını genişletmek içindir. Evet aslında ben Botanik gurusuyum ama bakmayın sosyal yaşamım, kapıcılığa el veriyor :)
24.10.2008 21:23
bu “bitkin” evet; fakat iletişenlere, dertleşenlere, üretenlere karşı bitmeyen bir kin var; nihayet blogger da kapatıldı/yasaklandı; yaşasın! bir zafer daha kazanıldı…
24.10.2008 22:01
Şimdi artık, seni koklar yalnızlığım. Seni arar seni sorar sevdaaa çiçeğim.. :)
Sevda çiçeğine benziyor, kim boynunu bükmüş acaba?
26.10.2008 19:00
Yurttan gelen sesler endişelendiriyor beni, sinirlendiriyor, üzüyor…
Bu nasıl iş yaa! Nasıl!
Utanyorum lan ben utanıyorum, çok utanıyorum yurdumda bunları görmekten duymaktan, utanıyorum en “altta” olması gerekenlerin yurdumun tepesinde boy göstermesinden. :(
27.10.2008 21:48
Çobanken çok rastlaşırdım lalelere. Tabi diğer bi’çoğuna da. Bazen çiçek kısımları öyle büyürdü ve renkleri öyle canlı olurdu ki, “güzelliğini” taşıyamazdı gövdesi. O günler hatırım getirdiniz…
Şu andan itibaren benim bitkim…
30.10.2008 16:20
vericen buna alttan alttan vitamini bak bakalım kalıyor mu bitkinlik…
(bu konularda anneme danışınız sonbaharda düşen yaprağı bile dikip ağaç yapar o… ve bir ormandır evi, salona kışları kurtlar iner… o derece… :) o yüzden biliyorum gizli gizli çaktırmadan her sabah sıvı vitamini (çiçek coşturan) dayayıp da nasıl coşturuyor onları…
acaba diyorum kendimize de mi böyle vitamin kürü yapsak ama yaramıyor biliyorum… o başın bir kez düşmesin önüne kalkmak bilmiyor bir daha…. haaaa…. hayalin gerçek olur o ayrı onu hiç demiyorum…
19.11.2008 01:38
münzevi ve ONALTIKIRKALTI, hassas yerlerden girmişsiniz…
Çoban olmak ya da bahçıvan ya da ikisi de… Bunlar benim hayallerimin işi…
münzevi,
Bunu yaşaman harika bir şey! Ayrıntıyı yakalaman da öyle. ;)
ONALTIKIRKALTI,
Şehirde yaşamaya devam edersem ben de öyle olacağım herhalde. :) Ne yapalım bahçe yoksa saksılarla idare edeceğiz… Tabii Nefis izin verirse… Geçen gün çiçeklerden birini halletti. Koparmış atmış yere… Yese hadi neyse, yememiş de…
Olur inşallah…