önce kafada biter, sonra gereken diğer yerlerde.. böylece sen bitmezsin!
bir de sen bitersen son olur. son olursa üzerine birşey söylemezler. sen sadece bittiğinle kalırsın.
kendini değil, acıyı bitir, lütfen.. ve yeniden başla!
allalllaaaa… şimdi bu nasıl bir şey bu böyle :) gözüme doğru yaklaştırıyorum iki karpuz dilimini kesip yanyana koymuşlar, helikoptere binip yukarıdan bakıyorum koyun sürüsü derenin iki tarafında ayrı ayrı birbirine meee’leyip duruyor…
Amann!, lütfen… Ortak olalım derken katmerlemeyelim…
Bir ömür güldüm; dinmedi efkarım.
Bir kere ağlasam acep diner mi?
, diyor şair.
Aslında mutlu ya da mutsuz, bir amacınız varsa ve istikametinizin doğru olduğundan eminseniz; u/mutlusunuz demektir. Bana sorarsanız asıl olan da budur.
Bahtıma bu çıktı… Bari veremediğim cevabı vereyim…
Hiç şüphem yok iyi niyetinizden… O benim ruh hâlimden kaynaklandı…
Ağlamak değil derdim, belki bir noktadan sonra acının fazla gelmesi…
Bir de şöyle bir şey var aklıma gelen ama kimindi hatırlamıyorum:
Ağla, ağlayamıyorsan ağlayamadığına ağla!
İstikametimin iki ucu boklu değnek olduğundan eminim… Ahah hani vardı ya “sağ mı solmu ya da iki ucu boklu değnek” :S
Bir kaybolmuşluk hissi var ama hayatımda hiç olmadığı kadar istikrar da var… Umarım istikrarlı bir şekilde boklu değneklerle uğraşıyor olmam tabii… :)
A ha, Kabakmeltemi ocakta esiyor sanki. Fazla karamsar mı olduk yoksa bu da bir “anın” tercemesi mi? Hangimiz halimizden eminiz ki? Bana sorarsanız “havf ve reca” derim, başka hiç bi’şey. Ama o da kanımca bi’şeydir, şükür!
“İyi ki insan acının yalnızca belli bir derecesini algılayabilir; ötesi ya mahveder ya da kayıtsız bırakır.”, diyor Goethe kardeş.
—AĞLAMAK—
Ağlamak
Bazı acılarda yetmez
Bazı ölümlere
Örtüsüdür bazı acıların
Örter, örtülmez
Savunur bir süre
Ağlayanlar sevinmeli
Sevin ağlıyabiliyorsan
Acılar art arda dinmeli
Durur bir nöbetçi gibi
Durur bir bekçi gibi
Zamana gülmeli-gülmeli
17.12.2008 15:55
son’sa daha çok olamaz.. bir kere mutsuz olursun biter..
asıl sen üzülme..
17.12.2008 15:59
acı da bir yere kadar acı.. bir yerden sonra hissedemiyorsun..
17.12.2008 16:04
benim bitme ihtimalim daha yüksek…
17.12.2008 16:15
Sona ulaşan ne?
17.12.2008 17:12
önce kafada biter, sonra gereken diğer yerlerde.. böylece sen bitmezsin!
bir de sen bitersen son olur. son olursa üzerine birşey söylemezler. sen sadece bittiğinle kalırsın.
kendini değil, acıyı bitir, lütfen.. ve yeniden başla!
17.12.2008 17:59
aylardan “ağustos” değil..günlerden hiç!
niye mutsuz son olsun..?
17.12.2008 18:10
bu son değil, daha yeni başlıyor.. :(
17.12.2008 21:49
o, bu, şu Recep Hilmi…
şubat, her ay ağustos sanki ve yetti artık!
kalemkeş, bitse de gitsem…
17.12.2008 23:19
İki dağ arasından boğa bağırır gibi iğrenç ötesi bir bilmeceyi getirdi aklıma.
17.12.2008 23:26
o ne yahu :)
17.12.2008 23:52
Taylan abi ne kullanıyorsan bize de yolla. O nasıl kafadır öyle?
18.12.2008 22:57
İçimi hüzün kapladı.
Türk filmleri gibi değil gerçek hayat.
19.12.2008 16:16
Birbirine kavuşamayan iki paralel doğru..
Mutsuz bir sonsuzluk..
22.12.2008 18:27
welcome the end
24.12.2008 22:22
Taylan, ya b’rak yaa. :P
25.12.2008 01:11
Ağlayan ağaç…
25.12.2008 17:09
allalllaaaa… şimdi bu nasıl bir şey bu böyle :) gözüme doğru yaklaştırıyorum iki karpuz dilimini kesip yanyana koymuşlar, helikoptere binip yukarıdan bakıyorum koyun sürüsü derenin iki tarafında ayrı ayrı birbirine meee’leyip duruyor…
25.12.2008 21:59
:) hahhaa süpermiş…
26.12.2008 17:16
Onca zamanın emeği, şenliği “hasılı” dökülüyor sanırım.
Ama neden mutsuz olsun ki? Biteceği için güzeldir her şey. Her şey yeniden başlayacağı, başlama ihtimali olduğu sürece/için güzeldir.
=P
29.12.2008 00:27
yahu münzevi, iyi bir şey olsa gerek dediğin ama “kaş yaparken göz çıkarma” etkisi yarattı bende. :P Bak ağlayacağım yine… :P
Öyle… Gözyaşı misâli…
Mutlu son olamadı ki… Mutsuz işte… Yeniden başlayacak olan başka bir şeydir ve nasıl bir sonu vardır bilemem… Bu mutsuz. Kabul et.
30.12.2008 23:11
Amann!, lütfen… Ortak olalım derken katmerlemeyelim…
Bir ömür güldüm; dinmedi efkarım.
Bir kere ağlasam acep diner mi?
, diyor şair.
Aslında mutlu ya da mutsuz, bir amacınız varsa ve istikametinizin doğru olduğundan eminseniz; u/mutlusunuz demektir. Bana sorarsanız asıl olan da budur.
——————–
Kabul edilmiştir!
=)
04.01.2009 22:44
Bahtıma bu çıktı… Bari veremediğim cevabı vereyim…
Hiç şüphem yok iyi niyetinizden… O benim ruh hâlimden kaynaklandı…
Ağlamak değil derdim, belki bir noktadan sonra acının fazla gelmesi…
Bir de şöyle bir şey var aklıma gelen ama kimindi hatırlamıyorum:
Ağla, ağlayamıyorsan ağlayamadığına ağla!
İstikametimin iki ucu boklu değnek olduğundan eminim… Ahah hani vardı ya “sağ mı solmu ya da iki ucu boklu değnek” :S
Bir kaybolmuşluk hissi var ama hayatımda hiç olmadığı kadar istikrar da var… Umarım istikrarlı bir şekilde boklu değneklerle uğraşıyor olmam tabii… :)
05.01.2009 01:54
A ha, Kabakmeltemi ocakta esiyor sanki. Fazla karamsar mı olduk yoksa bu da bir “anın” tercemesi mi? Hangimiz halimizden eminiz ki? Bana sorarsanız “havf ve reca” derim, başka hiç bi’şey. Ama o da kanımca bi’şeydir, şükür!
“İyi ki insan acının yalnızca belli bir derecesini algılayabilir; ötesi ya mahveder ya da kayıtsız bırakır.”, diyor Goethe kardeş.
—AĞLAMAK—
Ağlamak
Bazı acılarda yetmez
Bazı ölümlere
Örtüsüdür bazı acıların
Örter, örtülmez
Savunur bir süre
Ağlayanlar sevinmeli
Sevin ağlıyabiliyorsan
Acılar art arda dinmeli
Durur bir nöbetçi gibi
Durur bir bekçi gibi
Zamana gülmeli-gülmeli
Sevin ağlıyabiliyorsan
Unutmanın kardeşidir ağlamak
Uyur uyanır yatağında duyguların
Düşüncenin kucağında hep çocuktur
Ağlamak
________________________Özdemir ASAF
Ayrıca; “Ya ağlayamasak ne olurdu halimiz?”, diyor NFK da…
Ben de diyorum ki; dolar kalıbına sevdanın, ruhun eriyiği gözyaşı…
V’Esselam.
=)
05.01.2009 02:03
Ağlamaya amma methiye düzdük yahu… :) Hadi, hep beraber… :)
İyi ki geldiniz, ilaç gibi…