Modern zamanların modern insanı olmak ve modernce yaşamak özgürlüğe ket vuran başlıca etken diye düşünüyorum. Salt-maddi insan olmak özgürlüğün yanından geçmiyor. Modern zaman ise insana sadece madde dünyasında yaşama, -dahası- var olma olanağı veriyor.
Hasılı kelam kuşluk vakti geçmiş, vakit puştluk vakti desem fazla mı anarşist-militarist olmuş olurum? Varsın olayım… =)
… ve sen eğer o zamanın ve o kafanın insanı değilsen o dünyada var olamıyorsun, olmak da istemiyorsun… bu süreçte yaşananlar çok zor oluyor… yorucu, sıkıcı…
Sıkıcılığı muallakta ama zorluğu ve yoruculuğu çok fazla.
Batı aklı ve ahlakının belirlediği kıstas ve kavramlardan olan modernite ve modern olmak tanımını benimsemedim, benimsemiyorum. O dünyadan olmadığımı her an hissediyorum. Yalnız bir nokta var ki açmaza sürüklüyor beni, düşüncelerimi, her şeyi… İstanbul gibi bir metropolde hayata tutunmaya çalışmak bu. Ne kadar da uzak kalsanız,direnseniz bir yerden giriveriyor içinize. Ya bir gerekliliği kullanıyor ya da en basitinden zaafların arasında sıkışıp beyninize kadar nüfuz ediyor. İşte tam da burası özgür olmak ya da modern olmak tercihinin hayata aksettiği yer. Modernliğin ve getirdiklerinin özgürlük olduğunu düşünenler için bütün bunlar saçma gelebilir. Oysa “modern insan” köleliliğin en modern ve en en acımasızını yaşamaktadır ve farkında değildir. Zira duygularına kadar sömürülmektedir…
Kuşlar kadar hür olmaktı hayalim… taa içimde, havsalamda, düşüncelerimde…
Kısmen de olsa olabiliyorum aslında. Sevgili Kabakmeltemi siz de (çizimlerinizle) buna vesile olan unsurlardanısınız. Vakit kuşluk vakti =)…biraz uçtum sanırım…
ya münzevi, duyuyorsun… sanki arada bir paragraf var, görünmeyen… seviyorum bu iletişimi…
Hele ki şu İstanbul meselesi… Benim de işin içinden çıkamadığım bir konu bu. Doğadan uzak olmak çok zorluyor beni. Ne ruhum ne bedenim… İstemiyorum işte şehir hayatını ve şehrin o “modern” insanlarını. İstanbul da beni bırakmak istemiyor galiba. Tüm çabalarıma rağmen buralardayım şimdilik… Kulaklarımda “burası Kadıköy burdan çıkış yok” nidaları yankılanmakta. :S Üstelik İstanbul’u çok seviyorum ama olmuyor işte. Anlıyorsundur eminim…
münzevi, karşılaştığımız için mutluyum… muhabbetlerden keyif alıyorum, kendimi şanslı hissediyorum… beraber uçmak güzel, teşekkür ederim çok. :)
İstanbul nazarında aynı istikamette, paralel frekanslardan düşünebilmek, paylaşabilmek ve daha da güzeli sadece bu konuda değil, buradaki her konu üzerin(d)e anlaşabilmek mutluluk verici gerçekten. Ben de bu tadı alabiliyorum, şükür…
İstanbul için, “Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar” diyor ya Necip Fazıl. Benim de İstanbul’a acayip bir tutkum var. Sanki tiryakisiyim. Bana zarar verse bile -ki vermiyor- vazgeçemem ondan. Yakıcı ama hoş bir his. Kuşluk vakitleri”m”de muhatabım İstanbul, diğer zamanlar modern çağın müritleri sayesinde karşımdaki Pistanbul…
16.02.2009 13:43
Geldi de geçiyor…
“Kuşlar; sizin kadar hür olmaktı hayalim.” (Ömer Karaoğlu)
16.02.2009 19:04
uykuya dalmış..
16.02.2009 23:30
münzevi,
hayat “geldi de geçiyor”larla geçiyor, hatta hayatın kendisi geldi de geçiyor…
insan kadar hür olmak kolay değil tabii…
kalemkeş,
ahah “uyurgezer” mi diyorsun yani? :)
uyumuyorum, gözlerimi dinlendiriyorum… :P
18.02.2009 15:43
Modern zamanların modern insanı olmak ve modernce yaşamak özgürlüğe ket vuran başlıca etken diye düşünüyorum. Salt-maddi insan olmak özgürlüğün yanından geçmiyor. Modern zaman ise insana sadece madde dünyasında yaşama, -dahası- var olma olanağı veriyor.
Hasılı kelam kuşluk vakti geçmiş, vakit puştluk vakti desem fazla mı anarşist-militarist olmuş olurum? Varsın olayım… =)
18.02.2009 23:19
… ve sen eğer o zamanın ve o kafanın insanı değilsen o dünyada var olamıyorsun, olmak da istemiyorsun… bu süreçte yaşananlar çok zor oluyor… yorucu, sıkıcı…
vakit kuşluk vaktidir, puştluk vaktinde olduğumuz için… ;)
19.02.2009 00:11
Sıkıcılığı muallakta ama zorluğu ve yoruculuğu çok fazla.
Batı aklı ve ahlakının belirlediği kıstas ve kavramlardan olan modernite ve modern olmak tanımını benimsemedim, benimsemiyorum. O dünyadan olmadığımı her an hissediyorum. Yalnız bir nokta var ki açmaza sürüklüyor beni, düşüncelerimi, her şeyi… İstanbul gibi bir metropolde hayata tutunmaya çalışmak bu. Ne kadar da uzak kalsanız,direnseniz bir yerden giriveriyor içinize. Ya bir gerekliliği kullanıyor ya da en basitinden zaafların arasında sıkışıp beyninize kadar nüfuz ediyor. İşte tam da burası özgür olmak ya da modern olmak tercihinin hayata aksettiği yer. Modernliğin ve getirdiklerinin özgürlük olduğunu düşünenler için bütün bunlar saçma gelebilir. Oysa “modern insan” köleliliğin en modern ve en en acımasızını yaşamaktadır ve farkında değildir. Zira duygularına kadar sömürülmektedir…
Kuşlar kadar hür olmaktı hayalim… taa içimde, havsalamda, düşüncelerimde…
Kısmen de olsa olabiliyorum aslında. Sevgili Kabakmeltemi siz de (çizimlerinizle) buna vesile olan unsurlardanısınız. Vakit kuşluk vakti =)…biraz uçtum sanırım…
19.02.2009 03:47
ya münzevi, duyuyorsun… sanki arada bir paragraf var, görünmeyen… seviyorum bu iletişimi…
Hele ki şu İstanbul meselesi… Benim de işin içinden çıkamadığım bir konu bu. Doğadan uzak olmak çok zorluyor beni. Ne ruhum ne bedenim… İstemiyorum işte şehir hayatını ve şehrin o “modern” insanlarını. İstanbul da beni bırakmak istemiyor galiba. Tüm çabalarıma rağmen buralardayım şimdilik… Kulaklarımda “burası Kadıköy burdan çıkış yok” nidaları yankılanmakta. :S Üstelik İstanbul’u çok seviyorum ama olmuyor işte. Anlıyorsundur eminim…
münzevi, karşılaştığımız için mutluyum… muhabbetlerden keyif alıyorum, kendimi şanslı hissediyorum… beraber uçmak güzel, teşekkür ederim çok. :)
19.02.2009 23:46
İstanbul nazarında aynı istikamette, paralel frekanslardan düşünebilmek, paylaşabilmek ve daha da güzeli sadece bu konuda değil, buradaki her konu üzerin(d)e anlaşabilmek mutluluk verici gerçekten. Ben de bu tadı alabiliyorum, şükür…
İstanbul için, “Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar” diyor ya Necip Fazıl. Benim de İstanbul’a acayip bir tutkum var. Sanki tiryakisiyim. Bana zarar verse bile -ki vermiyor- vazgeçemem ondan. Yakıcı ama hoş bir his. Kuşluk vakitleri”m”de muhatabım İstanbul, diğer zamanlar modern çağın müritleri sayesinde karşımdaki Pistanbul…
Ayrıca asıl teşekkürü size borçluyuz…=))