Nankör

nankör

Etiketler:

“Nankör” için 2 Yorum

  1. münzevi :

    Doğduğum yörenin insanı “nankör” yerine “namkör” tabirini kullanırdı. İstanbul Türkçesi’ndeki kullanımın nankör olduğunu bilirdim ve fakat namkör tabirinin de kullanılabileceğini düşünürdüm, tebessüm ederek. İnsan için biçilmiş kaftandı namkör. İnsan olmak, olabilmek bir şerefti, şandı, ‘nam’dı. Verilen bu nam’ı görmezlikten gelmek insanlıktan çıkışın başlangıcıydı. Nan!ın ekmek anlamına geldiğini öğrebdiğimde benzer bir kurgu yine oluşmuştu kafamda. Ekmeği görmezlikten gelmek, verilene müteşekkir kalmamak insnalıktan çıkıın kapısıydı. Paragraf paragraflara dönüşüp uzayabilir aslında. Yorum okuyucusu sıkılmasın diye burada kesiyorum…

    Bir çizimin anlattığına bakıyorum şimdi. Bütün bunları anlamamız sağlayana ve anlamamıza vesile olana nankörlük etmeyelim. Elinize, izanınınıza, yüreğinize sağlık,, vel-şükran.
    (=

  2. kabakmeltemi :

    Oldukça yerinde bir ifadeymiş “namkör” de… Tam bahsettiğin gibi duruma yakışır nitelikte. “Nan”ın “ekmek” olduğunu öğrenmek benim için de etkileyici bir ayrıntıydı anlama vurgu yapan, kavramı güçlendiren… Şimdi ise namkör’le birlikte daha da zenginleşti. İnsana verilen nam da bir nevi nan değil mi yiyip bitirilen, bittikçe insanı bitiren? Uff münzevi, olaya bak! Ben de keseyim bari burada ama sıkılma diye değil, neyi, nasıl diyeceğimi bilemediğimden. :)

    Bu arada ne o öyle sıkmak falan… Aksine sizle muhabbeti seviyorum. Zevkle okuduğumdan emin olabilirsiniz. Ben teşekkür ederim, burada olmanız mutlu ediyor beni.

Yorum yaz...