Kanımca

kanımca



“Kanımca” için 9 Yorum

  1. asiRUH :

    Kanıma düştün; günyüzü
    yüreğim.
    ne var ki diyeceksin
    bir bilinmezin kenarına çömelmiş
    istanbul
    dilimden düşmez yalanlarıyla
    kanımdan düştün kanımca
    ve söylevleri dilin
    eskiyi tekrardan ibaret ne yazık.
    oysa ki sana söylemiştim
    giderken; gideceksen ardıllarını büyütme.
    ki sen kundakta bebeler bıraktın
    ellerime
    bana da onları büyütmek kaldı içimde…

  2. kabakmeltemi :

    bunu sormaya korkuyorum. :P

  3. münzevi :

    ‘Akacak “kan” dimağda durmaz’ demişler ayrıca…

  4. münzevi :

    ASlında asiRUH’un yazmasını bekledim ama göremeyince yazayım dedim. Umarım mahsuru olmaz…

    Sorma ne haldeyim
    Sorma kederdeyim
    Sorma, yangınlardayım zaman zamann…
    Sorma utanırım
    Sorma söyleyemem
    Sorma, nöbetlerdeyim başım dumann…
    q=

  5. asiRUH :

    Henüz açamadığım duygularımın feryadı bu
    “Sormaya korkuyorum” kendime sanki bir uçurumdayım
    Esrara kapılıyorum biran bambaşka bir hülyadayım
    Ruhum neyin esiri kaldım çığlık çığlığa…

    Oldu mu münzevi? Ne demişler; bir beklesende bir beklemeyen kendine danış…

  6. münzevi :

    asiRUH, içim “danışıklı” durumda; insanım n/isyanım…

    En “nadide” çiçekler uçurum kenarlarında açanlardır (derler). Açmasa da kendi isteğiyle öyledir. Öyledir kendi isteğiyle olmasa dahi ;).

  7. kabakmeltemi :

    hah bak onu biliyorum, Zeki Müren!
    :P

  8. asiRUH :

    Nedense o nadide çiçeklerden biri geldi aklıma…

    Kabak çiçekleri de böyledir…En olmadık yerde, beklenmedik zamanda açarlar…Tehlikelidirler…Şükür tanıdık yok öyle…:P

  9. kabakmeltemi :

    :) oy oy oy… :P

Yorum yaz...