andımızdan bir parça: özümden çok sevmektir. ve doğulu öğrencilerimin bunu telaffuzu: üzümden çok sevmektir. ve burda bununla karşılaşmam… güzel bir şey :)
Eylülde üzüm bağının asmalarında yaprak kalmazdı. Öyle tek tük nadiren düşmeye meyilli olan bir kaç kahvrengiye dönmüş yapraklardan gayrı… Üzüm ağaçlarının bir kısmı dışarıdan müdahale veya kendi çabasıyla bir başka ağaca salça olarak asma olur bir kısmı da özgürlüğe yelken açmışçasına serbest şekilde toprak üzerinde uzayabildiğince uzardı. Asmaların aksine bu dalların yaprakları öyle hemen dökülmez savrulmazdı. Dökülen yaprkaların bir kısm da bu dallara takılıp kalır ve bir “ekoloji” oluştururdu. Üzüm (ve ben) ekolojisi =P… O sonbaharın puslu, gri, ıslak havasında gezinirken o sereserpe üzüm dallarını kaldırınca yapraklar arasında bulunabilen üzüm salkımı var ya… İşte o…
…ilahî büyünün dünyadaki temsilidir… salkımın daldan koptuğu gibi sen de zamandan, mekândan koparsın, hele bir de çok açken ve yiyecek tek lokma yokken bulursan… her tanesine şükredersin.
bu yorumunuzu büyünün devamı olarak yorumlarım gayet…
10.01.2010 09:12
andımızdan bir parça: özümden çok sevmektir. ve doğulu öğrencilerimin bunu telaffuzu: üzümden çok sevmektir. ve burda bununla karşılaşmam… güzel bir şey :)
10.01.2010 12:47
Tektipleştirici kabakmeltemi… =P
10.01.2010 14:40
yokluğunda hüzün şişeledim mahzenimde
sarı ve kederli arılara müzik dersi verdim
ısınmak için ıslık çaldım buz bağımda
gözlerini bağladım eski utanmaların
gözyaşlarımı yıkadım ibrikteki zarif iksirle
vakitsiz bağbozumlarında misket topladım
aynadaki yabancıyı zehirledim kadehteki şarapla
yanan bağ evi çığlık çığlığa peşimde
bir üzüm çekirdeği çiçek açtı dilimin üzerinde
dudaklarımda mor şarkılar, baldan acılar
sol yanımdaki öküzgözünü bıçakladım
içimdeki bağcı devrildi sessizce . . .
Üzüm üzüme baka baka severmiş…
10.01.2010 14:47
muhaber,
ahah hadi yaa… demek onlar da şarapçı. :)
münzevi,
iyi dersler arkadaşlar!
:)
asiRUH,
hımmm…
15.01.2010 13:53
Eylülde üzüm bağının asmalarında yaprak kalmazdı. Öyle tek tük nadiren düşmeye meyilli olan bir kaç kahvrengiye dönmüş yapraklardan gayrı… Üzüm ağaçlarının bir kısmı dışarıdan müdahale veya kendi çabasıyla bir başka ağaca salça olarak asma olur bir kısmı da özgürlüğe yelken açmışçasına serbest şekilde toprak üzerinde uzayabildiğince uzardı. Asmaların aksine bu dalların yaprakları öyle hemen dökülmez savrulmazdı. Dökülen yaprkaların bir kısm da bu dallara takılıp kalır ve bir “ekoloji” oluştururdu. Üzüm (ve ben) ekolojisi =P… O sonbaharın puslu, gri, ıslak havasında gezinirken o sereserpe üzüm dallarını kaldırınca yapraklar arasında bulunabilen üzüm salkımı var ya… İşte o…
15.01.2010 16:06
…ilahî büyünün dünyadaki temsilidir… salkımın daldan koptuğu gibi sen de zamandan, mekândan koparsın, hele bir de çok açken ve yiyecek tek lokma yokken bulursan… her tanesine şükredersin.
bu yorumunuzu büyünün devamı olarak yorumlarım gayet…
alacakaranlık kuşağı. :P