kabuksuz yüzerken yalnızlığın koyu dehlizlerinde,
iki dudak arası duraksadık umarsızca bilinmeyene.
suçlu arıyoruz cevaplarımızın her kelimesinde,
zararların köşesinde kendimize sımsıkı tutunup
yanlışlardan çıkan bir yol bakınıyoruz şu kör halimizle.
bilmiyor muyuz kıvrandıran boşlukların verdiği
yapayalnızlık dediğimiz bedenle ruhun kavgasını;
dibine düşerken bile, sonuna varmadan önce
bir yerlere sarılıp içinden çıkmaya çırpınmasını?
sahi, ne zaman unutmuştuk ki beraber kalmayı;
beraber olup, zamanların içinden gökyüzüne dalmayı?
bir şeyler yanlış, bir şeyler yanmış ömürlerimizde
yokluğuna büründükten sonra yapacak bir şey kalmayınca
farkının son istasyonuna varıp da uyuyakaldığımız.
ya kapıları kendimizde arıyarak yapıyoruz en büyük hatayı
ya da başkasını bekleyerek yaşıyoruz en çıkmaz hayatı…
Belki de her iki taraf da istemiyordur. Var olmak için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Böyle güzeldir ve anlamlıdırlar. Belki gizli ve gizemli bir tutkudur bu bilinçaltında. Belki hepimiz birer sadist olduğumuz kadar da birer mazoşistizdir… ;)
kabak,
üzülme bir yere gittiğim yok. :P
Bu sefer iki haftalığına evde pineklemek zorundayım(!). Tırnak batması denen bir marazdan kurtulamadık gitti. Onun tedavisini yaptırıp, yan gelip yatmayı düşünüyorum.
Senden rica bol bol resim yapman, yoksa geçmez onca zaman. :)
münzevi hocam,
seviyorum ama istemek yetmiyor bazen, ne bazeni hiç yetmedi.
Olmayacak şeyleri, olacakmış gibi kendine aşılayıp, olmayacağını kendine kabul ettirmen o kadar zor oluyor ki, yıllar bile alabiliyor.
Ben hep çıkmazlarda yaşadım, böyle istedim sanırım. Belki de dediğin gibi kendimize acı çektirmeyi seviyoruz. Çıkmazlarım istediklerim olduğu için, istemeye küstüm.
Çıkarım için girdiğim çıkmazlar istemediklerimdi elbet, ama istediklerimin sonucu olmasını da istemeden istemiş oldum.
Nedense bilinçaltım bunlar üzerine, vakti zamanında adam asmaca oyununda sorduğum bir atasözünü aklıma düşürdü.
“Sev seni seveni hak ile yeksan ise, sevme seni sevmeyeni Mısır’da sultan olsa bile.”
bazen ben de aynısını düşünüyorum münzevi, çıkamıyorum yine de işin içinden. çıkmaz. :p
bazı şeyleri gerçekten de istemiyoruz aslında ama istemekten de ibaret yaşanmıyor ki. gereklilik gibi aslında gereksiz olan şeyler var mesela… o zaman da istemesen bile gerektiği için dolaylı olarak istiyorsun. istemediğin, gerektiği için istediğin için de olmuyor belki. e ama gerekiyor… ahah nasıl olacak?
hadi buna aslında istemiyoruz dedik, ya çok istediğimiz ve asıl gerekliliğin ortaya çıktığı şeyler? e çok istiyorum, nasıl olacak?
dediğin gibi belki de budur. böyle olması gerekiyordur, anlamı budur, bu kadardır. mazoşistlik de var tabii, belki kendimize ettiğimizi hiç kimseye etmedik bile ama o zaman da şu durumda memnun olmak gerekmez miydi? acıysa al sana acı, mutlu ol o zaman. e o da yok. ohoo.
istemek güzel yaa asiRUH. sadece tüm istediklerimizin olmayacağını bilip kabullenmek gerekiyor herhalde. ki bunu da 2-3 yaşından beri tecrübe ediyoruzdur. bir de bazı şeyler olmuyorsa da belki de olmaması daha iyidir. bunu avuntu için söylemiyorum, öyle işte… eh olan ama keşke olmasaydı dediğimiz şeyler de olabiliyor. zamanında istediğimiz şeyler… hani “dualarınıza dikkat edin, kabul olabilir.” türünden bir şey var ya o hesap ne istediğimize de dikkat etmeli, kabul olabiliyor. :)
asiRUH,
Adam asmaca oyununu felsefi bir düzleme çekmeyi istemiş olmakla kalmayıp gerçekleştirmişsin işte. Daha ne istiyorsun? =PP
Tüm istekler ya da büyük bir kısmı gerçekleşseydi zaten ne sıkıcı olmaz mıydı dünya, hayat. İstemenin bizâtihi kendisi (istemek) güzeldir diye düşünüyorum. Gerçekleşsin veya gersin, gerekene usulünce ve yerindelikle istemek istemek güzeldir. (ya bu paragrafın sonuna dil çıkaramadım, çıkardım çıkarmadım arasında bir yerlerde sayın)
kabakmeltemi,
İnsan b/öyle bir şey işte, tuhaf. Ha senin tuhafiye ne oldu? Mazoşist olduğun kadar da sadistsin.
=)
23.07.2010 10:21
İstiyor mu ki?
=)
23.07.2010 11:38
Kabak güneşi. :)
kabuksuz yüzerken yalnızlığın koyu dehlizlerinde,
iki dudak arası duraksadık umarsızca bilinmeyene.
suçlu arıyoruz cevaplarımızın her kelimesinde,
zararların köşesinde kendimize sımsıkı tutunup
yanlışlardan çıkan bir yol bakınıyoruz şu kör halimizle.
bilmiyor muyuz kıvrandıran boşlukların verdiği
yapayalnızlık dediğimiz bedenle ruhun kavgasını;
dibine düşerken bile, sonuna varmadan önce
bir yerlere sarılıp içinden çıkmaya çırpınmasını?
sahi, ne zaman unutmuştuk ki beraber kalmayı;
beraber olup, zamanların içinden gökyüzüne dalmayı?
bir şeyler yanlış, bir şeyler yanmış ömürlerimizde
yokluğuna büründükten sonra yapacak bir şey kalmayınca
farkının son istasyonuna varıp da uyuyakaldığımız.
ya kapıları kendimizde arıyarak yapıyoruz en büyük hatayı
ya da başkasını bekleyerek yaşıyoruz en çıkmaz hayatı…
23.07.2010 15:53
istemek yolun ne kadarı münzevi? peh hepsi olsa n’olur yol çıkmaz olduktan sonra…
asiRUH,
batmakta… :S
bir şeyler yanlış evet ya da ben yanlışım, ben yanmışım.
23.07.2010 18:07
ka’bak,
yine güzelim türkümü hatırlattın bana,
Hepimize gelsin bakalım.
Link1:
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece…
Link2:
http://www.dailymotion.com/video/x9rhme_cem-karaca-baryy-manco-uzun-ince-bi_music
Kabak, ikinci linkteki videoda program adı bana seni çağrıştırdı. Sen mi koydun adını programın. :)
münzevi,
eskiden sevdiğim bir sözcük idi istemek, istenince herşeyin yapılabileceğine inanırdım. Görünce tebessüm ettim.
23.07.2010 18:23
oo sağlam girdin asiRUH ama iyi oldu, sağol.
hadi göçüyoruz, hep beraber…
23.07.2010 18:45
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca, yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın…
İyi haftasonları, güneşiniz bol olsun. :)
23.07.2010 18:54
oh sen yine mi gidiyorsun bir yerlere? :p
gözümüz yollarda bekleyeceğiz. :)
23.07.2010 20:42
Belki de her iki taraf da istemiyordur. Var olmak için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Böyle güzeldir ve anlamlıdırlar. Belki gizli ve gizemli bir tutkudur bu bilinçaltında. Belki hepimiz birer sadist olduğumuz kadar da birer mazoşistizdir… ;)
Belki de drama yazarlığı okusaymışım… =P
Şimdi sevmiyor musun o sözcüğü asiRUH??
(çıkartmayın) Gülümseyin! Çıkırtt…
24.07.2010 00:55
kabak,
üzülme bir yere gittiğim yok. :P
Bu sefer iki haftalığına evde pineklemek zorundayım(!). Tırnak batması denen bir marazdan kurtulamadık gitti. Onun tedavisini yaptırıp, yan gelip yatmayı düşünüyorum.
Senden rica bol bol resim yapman, yoksa geçmez onca zaman. :)
münzevi hocam,
seviyorum ama istemek yetmiyor bazen, ne bazeni hiç yetmedi.
Olmayacak şeyleri, olacakmış gibi kendine aşılayıp, olmayacağını kendine kabul ettirmen o kadar zor oluyor ki, yıllar bile alabiliyor.
Ben hep çıkmazlarda yaşadım, böyle istedim sanırım. Belki de dediğin gibi kendimize acı çektirmeyi seviyoruz. Çıkmazlarım istediklerim olduğu için, istemeye küstüm.
Çıkarım için girdiğim çıkmazlar istemediklerimdi elbet, ama istediklerimin sonucu olmasını da istemeden istemiş oldum.
Nedense bilinçaltım bunlar üzerine, vakti zamanında adam asmaca oyununda sorduğum bir atasözünü aklıma düşürdü.
“Sev seni seveni hak ile yeksan ise, sevme seni sevmeyeni Mısır’da sultan olsa bile.”
24.07.2010 02:34
bazen ben de aynısını düşünüyorum münzevi, çıkamıyorum yine de işin içinden. çıkmaz. :p
bazı şeyleri gerçekten de istemiyoruz aslında ama istemekten de ibaret yaşanmıyor ki. gereklilik gibi aslında gereksiz olan şeyler var mesela… o zaman da istemesen bile gerektiği için dolaylı olarak istiyorsun. istemediğin, gerektiği için istediğin için de olmuyor belki. e ama gerekiyor… ahah nasıl olacak?
hadi buna aslında istemiyoruz dedik, ya çok istediğimiz ve asıl gerekliliğin ortaya çıktığı şeyler? e çok istiyorum, nasıl olacak?
dediğin gibi belki de budur. böyle olması gerekiyordur, anlamı budur, bu kadardır. mazoşistlik de var tabii, belki kendimize ettiğimizi hiç kimseye etmedik bile ama o zaman da şu durumda memnun olmak gerekmez miydi? acıysa al sana acı, mutlu ol o zaman. e o da yok. ohoo.
istemek güzel yaa asiRUH. sadece tüm istediklerimizin olmayacağını bilip kabullenmek gerekiyor herhalde. ki bunu da 2-3 yaşından beri tecrübe ediyoruzdur. bir de bazı şeyler olmuyorsa da belki de olmaması daha iyidir. bunu avuntu için söylemiyorum, öyle işte… eh olan ama keşke olmasaydı dediğimiz şeyler de olabiliyor. zamanında istediğimiz şeyler… hani “dualarınıza dikkat edin, kabul olabilir.” türünden bir şey var ya o hesap ne istediğimize de dikkat etmeli, kabul olabiliyor. :)
24.07.2010 02:37
geçmiş olsun bu arada. daha bir şeyler diyecektim sonra devam edeyim.
03.08.2010 10:13
asiRUH,
Adam asmaca oyununu felsefi bir düzleme çekmeyi istemiş olmakla kalmayıp gerçekleştirmişsin işte. Daha ne istiyorsun? =PP
Tüm istekler ya da büyük bir kısmı gerçekleşseydi zaten ne sıkıcı olmaz mıydı dünya, hayat. İstemenin bizâtihi kendisi (istemek) güzeldir diye düşünüyorum. Gerçekleşsin veya gersin, gerekene usulünce ve yerindelikle istemek istemek güzeldir. (ya bu paragrafın sonuna dil çıkaramadım, çıkardım çıkarmadım arasında bir yerlerde sayın)
kabakmeltemi,
İnsan b/öyle bir şey işte, tuhaf. Ha senin tuhafiye ne oldu? Mazoşist olduğun kadar da sadistsin.
=)